Kanal Tedavisi ve dolgular

Kanal Tedavisi ve dolgular

Nisan 1, 2019 Tedavilerimiz 0
kanal tedavisi

 

Dişhekimliğinin temel amacı dişlerin ağızda tutularak hastanın çiğneme fonksiyonunun devamlılığını sürdürmektir. Dişlerin ağız içinde görülen kısımları kuron, çene kemiği içinde kalan kısımları ise kök olarak adlandırılır. Dişlerin kuron kısımları dişeti ile çevrelenmiştir. Dişler sert ve yumuşak dokulardan oluşurlar. Dişin kuron kısmındaki sert dokular, dış yüzeydeki mine ve onun altında yer alan dentin dokusudur. Kök kısmı ise, dışta sement ve altında yine dentin dokusu ile örtülüdür. Mine, sement ve dentinden oluşan bu sert doku kompleksi; içinde damar ve sinirleri bulunduran bağ dokusundan oluşan bir boşluğu çevreler. Bu boşluğa pulpa boşluğu, içinde yer alan bağ dokusuna pulpa adı verilir. Pulpa, dişin gelişiminden, beslenmesinden ve savunmasından sorumlu, dişe canlılık veren dokudur.

Pulpa, çeşitli nedenlerle iltihaplanabilir veya mikroorganizmaların yerleşmesiyle enfekte olabilir. Bu durumda, pulpa dokusunun çıkartılarak kanal boşluğunun temizlenmesi, şekillendirilmesi ve doku dostu kanal dolgu maddeleri ile doldurulması gerekir. Bu işlemler bütünü, kanal tedavisi olarak tanımlanır.

“Bakteriler pulpa hastalıklarında temel etkendir”. Her insanın ağzının içerisinde bakteri mevcuttur ve bunlar normal şartlarda herhangi bir zarar vermezler. Fakat bazıları şeker içeren yiyecek ya da içecekleri metabolize ederek asit çıkarırlar. Bu asitler de, mine ve dentine zarar verir. Bu şekilde oluşan çürükler tedavi edilmeden bırakıldığında, bakteriler dentinin altındaki pulpa dokusuna kadar ilerleyerek, iltihaplanmasına neden olurlar.

Pulpaya zarar veren diğer bir etken, dişin travmaya maruz kalmasıdır. Dişe gelen şiddetli bir darbe sonucu kan dolaşımı kesilebilir ve böylece pulpa dokusu zamanla canlılığını kaybeder. Yine dişe gelen kronik travmalar da (yüksek yapılmış restorasyonlar, diş sıkmaya/gıcırdatmaya bağlı travmalar) pulpanın iltihaplanmasına veya canlılığını kaybetmesine neden olabilir.

Pulpayı tehdit eden bir diğer faktör de, dişin çevresinde uzun süredir tedavi edilmemiş periodontal (dişeti ve çevresi) hastalığın bulunmasıdır. Bakteriler dişeti cebi yoluyla kök yüzeyine açılan minik yan kanallardan dişin pulpasına zarar verebilir.

Dişe kanal tedavisi yapılmasını gerektiren nedenler nelerdir?

Derin çürükler, daha önceden yapılmış olan dolgular veya kuron protezleri (kaplamalar) altında tekrar eden çürükler,
Dişlere dolgu veya kuron yapılması sonrasında hastanın şikayetlerinin  geçmemesi,
Darbe sonucunda dişlerde oluşan kuron/kök kırıkları,
Hastanın çiğneme alışkanlıkları veya diş gıcırdatma gibi fonksiyon dışı hareketler sonucunda diş pulpalarının hasar görmesi,
İlerlemiş dişeti hastalıkları veya dişeti operasyonları sonrasında pulpa hasarı,
Pulpanın canlılığını kaybettiğinin belirlenmesi.
Çapraşık dişlerin protetik restorasyonunda, kanal tedavisi yapılması gerekebilir.
20 yaş dişi çekimi veya çene kemiği içindeki büyük kistlerin çıkartılması sırasında da, komşu dişlere kanal tedavisi yapılması gerekebilir.

Kanal tedavisinin aşamaları nelerdir?
  • Kanal tedavisi ortalama 1 saat süren bir işlemdir. Bu süreçteki aşamalar sırasıyla;
  • Dişin ve çevre dokuların bölgesel anestezi ile uyuşturulması,
  • Dişin çevre dokulardan izole edilmesi,
  • Kök kanallarına giriş için endodontik kavitenin hazırlanması,
  • Kök kanalında çalışma uzunluğunun saptanması,
  • Kök kanalı boşluğunun yeniden şekillendirilmesi,
  • Kök kanalı boşluğunun temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi,
  • Kök kanallarının sızdırmaz bir şekilde doldurulması.
  • Bu işlemde dişten en az 2 adet radyografi alınır. Bazı vakalarda bu sayı artabilir. Dişin canlılığını yitirdiği durumlarda, kanal tedavisi yapılırken dişin şekillendirilip temizlenmesini takiben kök kanallarına antiseptik bir madde uygulanması gerekir.

Kanal tedavisi yapılan bir dişin pulpası çıkartılmış olduğundan; soğuk-sıcak gibi dış uyaranlara karşı dişte ağrı oluşması söz konusu değildir. Eğer tedavi öncesinde ilgili dişte ağrı veya iltihap varsa tedaviyi takip eden ilk birkaç günde özellikle çiğneme gibi dişin üzerine baskı gelen durumlarda hafif ağrı hissedilmesi normaldir.

İyi yapılmış kanal tedavilerinde başarı oranı %90-95 civarındadır. Ancak hastanın ağız hijyenine bağlı olarak dişte yeni bir çürüğün oluşması veya dişin dolgusunda kırığın oluşması gibi nedenlerle, kök kanallarının içerisine yeniden bakteri sızıntısının olduğu durumlarda; kök kanallarının tekrar enfekte olması söz konusu olabilir.

Kanal tedavilerinin ardından dişteki madde kaybına göre estetik dolgular veya kuron kaplamalar yapılabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir